Uzun zaman oldu

Uzun zaman oldu yazmıyordum.

WordPress kendini geliştirmeye tabiki devam ederken benim sorgulamam bitmedi.

Neden yazıyordum?

Şuan neden yazmıyorum?

Herşeyin cevabı gibi cevap, tahminleriniz doğru :Zaman!

Zaman size herşeyi yaptırabiliyor

Ben ilhamımı gerginliğe

Sevdalarımı sabırsız oluşuma

Arkadaşlarımı sinir çizgime bıraktım

Haklı olmam bir şey gösterir mi bilemiyorum ama bir çok şeyimizi Zamanda kaybettik

Ama her zaman dediğim gibi başlarsan yeniden en azından başlamış olursun belki yeniden güzel şeyler hatırlayıp devam edersin

Ama sonunda bitirmek de senin fikrin unutma kendine güven ve yeniden kaybet

FRP hikayeleri-2

Eyy maceracılar bu sefer şehirden sizi daha ilginç bir görev bekliyor 1 hafta önce şehre baygın gelen bir maceracı tüm anılarını kaybetmiş durumda. Siz bu durumla ilgilenmediğiniz takdirde şehirdeki maceracılar loncası paralar dağıtmaya başlıyor bu paranın kesesini kim açtı? Anılarını kaybetmiş maceracı kralın kızların birisiyle ilişkisi varmış duyduğunuza göre bu paranın kaynağını açıklar.

 

Haftalarca maceracılardan haber gelmiyor tapınaklar hareketlenmiş durumda maceracılar artık korkar durumda gidenler büyük paralara rağmen geri dönemiyorlar.

 

Şehirden insanlar kaçmaya başlıyor 3-4 gün içerisinde kralın fermanı ile şehir kapanmak üzere kralın kızı kaçmış…

 

Bu yollar sizi unutulmuş şehir Rodine getiriyor kitaplar buranın 200 yıldır neredeyse olmadığını söylüyor yada 200 yıldır kimse burayla alakalı bir anısı yok mu?

 

Rodin dağlar etrafından sarılmış büyük bir ovanın içinde yer alıyor kalelerin önünüze geldiğinizde bir ses etrafınızı sarıyor… “Mutlu olmak istemez misin?”

 

Kapılar sizin için sakince bir rüzgardan sonra usulca açılıyor.

 

Şehrin  içine girdiğinizde şehrin hala sağlam fakat antik bir şekilde olduğunu görüyorsunuz böyle yapılar sadece tarih kitaplarında gördüğünüz evler ve tapınaklara benziyor.

 

Şehrin içerisine girdiğinizde aklınızın ucunda bile olmayan anılarınız kaybolmaya başlıyor ilk başta çocukken annenizden emdiğiniz sütün tadı gidiyor…

 

Her uyuduğunuz da biraz daha anılarınız kaybolmaya devam ediyor

 

Şehir o kadar büyük değil fakat girdiğiniz yollar sürekli aynı yerlere çıkıyor bir labirent gibi olan şehrin sokakların da yürüyen kişiler uzun zamandır bur da olsa gerek akılsızca sokaklar da dolanıyorlar.

 

Sonunda şehrin ortasındaki kaleye ulaştığınız da rahatsız eden sesler yeniden kafanızı doldurmaya başlıyor. “Onlardan kurtulmak istemez misin??”

 

Kuleyi başarıyla tamamladığınızda en son katta anıların bulunduğu bir büyü küresi buluyorsunuz ama arkanızdan mindflayerlar geliyor bu anıları toplanyan bir mindflayer organizasyonu olduğunu anlıyorsunuz bu şehri asıl mindflayerlar yönetiyor. 

 

Saldırıdan kaçabilirseniz ne yapacaksınız…?

FRP Hikayeleri

Nimlor adlı şehir 50 yıl önce bir savaş sonrasında ana kıt’adan ayrılmış savaş sonucu ise bir nükleer savaş gelişmişti. Nimlor bu savaşlara dayanamamış 15-20 yıl içerisinde insanlar katledilmiş veya kendi kaderleri ile ölmüşlerdi. Nimlor dünyanın bilinen en gelişmiş şehirlerinden birisi olmakla bilinirdi içerisindeki binalar gökyüzüne değerlerdi. Binalarda hiyerarşi düzenleri vardı halk 4 e ayrılmıştı. D sınıfı içerisinde en kötü ve izbe mekanlardı onlar binaların hep en alt katında otururlardı C sınıfı en azından devlette iş yapan kişilerdi paraları az da olsun vardı. D sınıfının bir üst katlarında otururlardı evler hep gaz ve buhar kokardı ya. B sınıfı ülkeyi yöneten politikacılara aitti daha az duman ve daha fazla lükse sahiptirler.

A sınıfı insanlar ülkeyi yönetenleri belirleyen sınıftı 3 tane ailenin her binanın üstünde fanus denilen evlere sahiptirler en son suyu en son temiz havayı ve en son kalmış meyveyi yiyen kişi onlardı fakat nükleer savaş kaosundan hepsi kaçmış yağmacılar tarafından tüm küreler parçalanmış durumdadır.

Bu ülkenin uzaklarında ise ağaçlı yolların sonunda insan kampları dağların tepelerinde ise son kalmış dwarflar yaşar genelde sadece artık lüks eşya yapar olmuşlardı. Ülke tamamen bir adaydı ve okyanusta sene içerisinde başka kıt’alara yolculuk yapardı fakat artık savaştan dolayı ne bu sistemi çalıştıran ne de çalıştırmasını bilen kalmıştı okyanusun ortasında yaşam bulan varlıklar da vardı tabiki 30 yıldır bu ülkeye drowlar da basmış ve bu şehri de kendi okyanuslarına karıştırmak istiyorlardı. Bunun dışında savaştan kalmış Binlerce warforged canlanmış ve büyünün sınırsız kokusu onları canlandırmıştı insanları katletmek onların 1 numaralı işiydi fakat 30 yıldır warforgedlar emir almadığından sadece büyü kaynaklarını arıyorlar ve kendilerine güç katmaya çalışıyorlardı. Siz ise bu hikayede Drow olup okyanus krallığınıza bu toprakları katıp deniz altında bir yer kurabilir. Warforgedların amansız katliamından intikam alabilirsiniz fakat bunları düşünmüş birkaç kişi daha yolunuza çıkacaktır eski general Getrude kendisi ile beraber zombi ordusuyla warforgedların enerji kaynağını bulup ülkeyi ele geçirmeye ve ana karaya dönmeyi planlıyor bu kulakltan kulağa gelen dedikodu karşısında insanların tüyleri ürpermiş durumda… Ne yapacaksınız? Bir yandan kulağınıza eski tapınak olan lorden exa tapınağının kültisleri frostectonu uyandırarak dünyayı başka bir buzul çağına sürüklemek ve drowların zulmünü sonsuza kadar durdurmak ve onları evlerine hapsetmek istiyorlar?? Bu dedikodular gittikçe artıyor ve insanlar yeraltına ve kamplara kaçmakta daha fazla kararlı peki şehirde kalan son ışık?? Eyy maceracılar sizi kendi kaderinize bırakıyorum. (Steampunk2020 den alınmış birkaç kural dışında dnd kuralları kullanılacaktır)

The Red One

Artık bir şeye başlamanın zamanı geldi. Size önem vermeyecek yada vermemiş olanların peşinden artık gitmiyoruz. Bırakmak daha iyi olur sanırım

Her seferinde binlerce kez kendinize sorduğunuz şeyleri bırakmalısınız

Önüne bak!

Sadece önüne bak! Artık unut arkandaki yükü

Sana verdiği zararı fark etmedin bile

Yine de kalbin o zamanı bekliyor her seferinde daha hızlı atıyor bir sonrakini bekliyor

Bir söz

Bir özür

Belki de bir itiraf

Bekleme! Olmayacak işte

Gelse bile artık çok geç anlıyor musun?

Verilen zararı anlayamayacak kadar umursamadılar bundan sonra ne değişecek?

İnsanlar değişmez!

Bunu unutmayın her şeyinizi verdiniz olmadı bir daha kinde ne değişebilir ki siz değişeceksiniz

Siz sadece daha dikkatli davranırken o aynı davranmaya devam edecek

Her seferinde!

Lanet olası federaller!

Siz değişmeyin

Artık önde kalıp değişimi izleyin

Çünkü bazıları sadece Kaosu sever

Bazıları sadece yanmasını sever

Bu sefer sıra sizde…

 

Öfke

Ne kadar acaip bir duygu değilmi? Herşeyi bir kenara itmenizi sağlayabilecek herşeyi parçalamak isteyeceğiniz bir duygu.

Ne kadar insanlar hakkında iyi düşüncelerimiz de olsa bir düşünün isterim

Kölelik, insan ticareti, soykırım, savaş, şiddet cinayetleri, hayvan soylarının tükenmesi

Çok küçük bir parçasın da hala bunlar insan nefretinin

En güven duyduğumuz duygumuz nedir? Kendiniz için cevaplayın

En güçlü en hızlı ve en sakin

Ne kadar korkunç varlıklar

İnsan acaip bir varlık

Aşk ile yaratılmış

Nefret ile yokedilecek olan

Gece

Geceye fazlasıyla yazı bırakmışımdır elbet. Bu sefer farklı bir şey yapalım en sevdiğim havanında yağmurlu olmasından yararlanarak bu aralar içimden geçenleri dökelim yazımıza. 

Her zaman bir şeylerin doğru gitmesini bekleyemezsiniz elinizde yapılacak bir şey kalmaz söyleyecek sözler boğazınıza dizilir sadece , elleriniz kilitlenir ve yazamazsınız aklınızdan fikirler geçmez sadece. 

Bu aralar yaşadığım şeyleri böyle değerlendirebilir miyim ellerimin yazamaması söyleyeceklerimi söyleyemem… Bilmiyorum işte yağmur yardımcı olurdu eskiden ellerime yazıma beklide bu sefer yardımcı olmuyor hala aklımda ve ellerimde bir sürü cümle kalıyor yazamadığım söyleyemediğim gecenin karanlığına gömülüyor her şey. 

Yalnızlık depresif bir duygu olmaktan çıkmış aklınızdan sadece değerlendirilmesi gereken başka bir şeye dönüşmüş. 

Doğru muydu yaptıklarımız hayata karşı ona gösterdiğimiz saygı ve güven doğru muydu? 

Kişilere karşı bakışlarımız değişti mi sizce yüzyıllardan beri? 

Doğaya bakışımız sizce değişti mi? 

Davranışlarımız düşüncelerimiz bizden rızamız olmadan elimizden alındı mı? 

Duygularımızı kontrol edebiliyor muyuz? 

Bunlar üzerinde düşünmemiz gereken sorular elbet ama biz düşünmüyoruz yaptıklarımızı 1 saniye düşünmeden ortaya atıyoruz. 

Eskiden sadece bir laf bile dünyayı değiştirirken cümlelerimizin kelimelerimiz anlamı ve değeri düşmüş halde ortalıkta geziyoruz  

Sadece onlara değer verilmiyor diye bu kadar değerleri düştü mü iyice koyun sürüsündeki yerimizi aldık mı? 

Daha değil! sadece sözlerle fikirlerle yıkabileceğimiz duvarlar ortada bunları klavyeye ya da kalemimizin ucuna dökmemiz bir fark yaratacaktır. 

Yaratmadığında ise köşemize çekilip bekliyoruz işte 

Anlatmak istediğim neydi onu bile hatırlamıyorum. Ne demek istediğimi ben bile anlamıyorum ve bu biraz üzücü değil mi bazen kendinizi bile anlayamıyor olmanız. 

Kelimeler duygular fikirler bizi ne kadar dibe düşürdü? 

Beni ne kadar dibe çekti? 

Kendimi bile anlayamıyorsam başka birini anlamaya neden yelteniyorum ki 

Yalnızlık mı? 

Çaresiz bir durum mu? 

Bu kadar büyütmeye değmez kendimi hırpalamaktan vazgeçmeliyim. 

 

 

 

 

 

 

Bitiş

Bir şeyler hakkında yazmak istemiyorum bugün sadece onun hakında belki de ilişkiler hakkında biraz konuşurum fakat bunlar benim deneyimlerim ve benim fikirlerim eğer dinlemek istiyorsan devamını oku fakat sizin kararınız

Bir ilişkim bitti belki de ben batırdım belki de karşı taraf ama bu bir kavga değil veya bir savaş bu bir ilişki ve sonunda herşey hisler ile alakalı olmalı ilişkinin veya kişilerin iyiliği olmalı ve düşünülmeli

Ben sevdiğimde ya da bağlandığım da işler o zaman başlıyor iki taraf da hisleri konusun da artık dürüst olmak zorunda kalıyor yada eski deneyimlerinden bir seyler getirmeye çalışıyor aklına belki de sadece o zaman geleceğini düşünüyor haklı olabilirsiniz ama bu bir plan değil bir his olmalı konu ne hissediyorsan onu kovalaman lazım her zaman seni mutlu etmez belkide ama dönüp baktığında sadece bir anı olarak kalıyor belki iyi gitmediğinde bir ders çıkarıyoruz belki de iyi gitmiş ise pişmanlık duymadığımız aklımıza geliyor bence de geçmişten pişmanlık duyulmamalı ya ders çıkarırsın yada güzel bir anı kazanırsın.

Ben bu savaş ta neredeydim bilmiyorum ama Üzgünüm biraz da depresif sürekli kendimizi düşünüp ileri atılmalıyım diye düşünüp ya geri gelmezsse yada ters teperse diye birşeyleri yapmıyoruz yapamıyoruz. Duygularımız da kesin olmak her zaman zor olabiliyor evet sinirliyiz gerginiz Üzgünüz çok az zamanınızı mutlu geçiriyoruz gibime geliyor ve bunları neden yapmıyoruz diye sorduğumuzda kendimizi düşünüyoruz bencil miyiz peki? Bunlardan dolayı?

Değiliz belkide biraz ama bana öyleyiz gibime geliyor ben bencilim açıkçası duygularımızın yönettiği bir psikolojiye sahibiz ve onun yerine kendimizi düşünerek mutsuz ediyoruz. Kendimizi geriyoruz peki ne oluyor? Daha fazla gerildikçe duygularımızı bastırarak psikolojimizi ellerimizle tutmaya çalışıyoruz biliyoruz ki bu zihinlerin birer eğeri yok ve yönetemiyoruz. Onun yerine ilaçlar alıp yada kendimizi içimize kapayıp dizginlemeye çalışıyoruz zihnimizi hemde sürekli

Belkide bu dediklerimi o duymayacak bile. Duysa bile ne değiştirebilirim ki?

Sevdiğimi söylemek hata mı?

Sevilmeyi istemek mi hata olan?

Gerçekten bilmiyorum sadece sürekli aklımda bir şeyler var ve dizginlemek istemiyorum artik yapmayacağım bir şey bu ki işe de yaramıyor bunu yazdığıma göre

Ama bu duygularımın bir dengi yok ise bile dediğimi demiş olurum değil mi? Dediğim gibi pişmanlık duyacağım tek şey bunları söylememem olur bundan sonra

Belki de sadece kendimi düşünüyorum bilmiyorum

Onu özlüyorum. Bunlar benim gerçeklerim

Ve son kez siz de artık çıkıp söyleyin bitince veya artık o orda olmadığın da kaybettiğiniz tek şey şansınız değil duygularınız dan kendinizden bir parça kaybediyorsunuz.

Herkese iyi geceler…

Küçük Şair -2

Görmediğim renkler olabilirsin görmediğim manzaralar yada

Sen yanımdayken düşünüyorum da çiçeklerim açıyor pencerenin ötesinden

Daha ne kadar güzel olabilirdin bilmiyorum ama bu koca hayal dünyamda yada paragraflarca yazımda tek eksik sen olursun herhalde

Çünkü bilirim beceremem bu kadar güzel düşünmeyi

Bilirim bu kadar yazamayacagim

Annem sanırım demişti güneşte kalma diye

Bende bir hicimla reddetmistim ya gunes cok guzelse?

Bir Gülun katlanilmaz mi dikenine? Bende ısrarla yeniden denerim şansımı 1 tane diken ne zaman öldürür diye

Anne bugün bir kadın sevdim sadece gorunusuyle belkide… Ama öyle değilmi istanbul da? Onda istanbulun 7 tepesini birden gördüm

Gezmek istedim sonuna kadar doymak

Ama olmaz ki oyle tenine dokunmadan…

Galatayı gormeden sevmek gibi istanbulu

Düşünsene bulutlara dokunmak isteyen bir aşk …

Küçük Şair-1

Sen anlatabiliyorsun kendini sabahtan çok senin gözlerinin Aydınlığı mesala uyandirir beni

Sesinin güzelliği bir kahvalti olabilirdi Yada teninin o eşsiz kokusu

Sonra yeniden saclarinin yumuşaklıgi Uyutsa beni öğlen vakti

Hayallerimde hep sen olursun yine…

Kalkarim sonra tabiki Yeni yıkanmışsın saçlarının kokusu Sonrasinda sıktığın parfüm uyandırır beni

Yine sarhoş oldum kokunla yemekte ne varsa da gelebilecek en guzel tadı dudaklarında bulabilirim ya

Sonrada uyurum senin hayalinle yine kalktığımda seni göreceğim diye…

Gece Yazıları -Yeniden

Bir kaç gündür yazamadım evet…

Ama gece yazıları yeniden döndü mü bilmiyorum çok yoruluyorum buralarda ayrıca devamlılığı devam ettirmenin önemli olduğunu biliyorum o yüzden bir alışkanlığı bırakmış olabilirim ama yeniden başlayacağız bir şeyin 1 kere son vermesi bir kere sporu bırakmış olmak sporu sonuna kadar bırakacağınız anlamına gelmez

Hem bu hayat ve dilekler bizimdir

Her şeyde biraz direnç vardır yeniden başlayacağız evet